Anadolu yakasının yazlık bir sahil kasabasını andıran ilçesi Tuzla 'nın meşhur Tuzla Balıkçısındayız. Balık yemeğinde alternatif arayan , farklılıklara açık balık severlerin hoşlanacağı lezzetlerin , değişik biçimlerde sunulduğu mütevazi bir mekan burası.
Mekan ambiyansı olarak çok beklenti içine girilmemesi gerektiğini yazımın başında belirtmek isterim ,öyle uzun saatlerce oturulup yemek yenip içki içilecek bir lokanta da değil burası. Alkol bulunmayan mekanı çekici kılan çeşitliliği ve lezzetiyle insanın hem gözüne hem midesine hitap eden nefis balık meze menüsü.
Tecrübe ile sabittir ; bayram tatillerinde veya haftasonu aksam yemeğinde sakinlik arayanların tercih etmesi önerilmez,şaşırtıcı bir kalabalıkla karşılaşabilirsiniz.
Mekanın öne çıkan özelliği farklı balıkları 180 çeşit meze şeklinde sunuyor olması.Balık mezelerin yanında büyük balıkların lezzeti ve sunumu zayıf kalıyor diyebiliriz hatta.
Tek seferde deneyebileceğimiz mezeler sınırlı olduğundan ,yıllardır gittiğim bu lokadantada denediğim en lezzetli mezeleri paylaşmak istiyorum sizlerle.
Benim favori mezem bol halka soğan ve soya sosu ile marine edilmiş Karadeniz Somonu.Soya sosu balığa bu kadar mı yakışır ... Evet , ilk defa Tuzla balıkçısı ile keşfettim bunu .Tek kelime ile mükemmel bir lezzet benim için ...
Normalde Karidesi görüntü itibari ile sevemeyen ben , Tuzla balıkçısından Jumbo Pane Karides yemeden çıkmıyorum.
Köz Patlıcanın iskorpit ile muhteşem buluşması da mutlaka denenmeli.
Bu üçlü dışında denenmesi gereken mezeleri de sıralıyorum..
Minekop Izgara
Kılıç Balığı
Balık böreği
Kalamar sote
Soya soslu lipsos
Izgara lagos
Yemeğin üzerine bir tatlı iyi gider derseniz yediğiniz lezzetli balıklardan sonra tatmin etmese de volkanoyu öneririm.
Afiyet ve Sevgiyle,
Burcu
7 Kasım 2015 Cumartesi
3 Kasım 2015 Salı
İstanbul 'da Huzur Varmış :)
Annemden gelen bir alışkanlık olsa gerek her zaman erken kalkanın erken yol aldığına inanmışımdır. Haftasonu da olsa, içimde hala uyku kırıntıları da olsa engel olamadığım manevi bir hissiyat güne erken başladığımda o günün bereketinin ruhuma iyi geleceğini hissettiriyor bana.
İstanbul'da yaşayanlar bilir , artık şu veya bu saatte , şurada veya burada trafik vardır, kalabalıktır klişesini geçeli epey zaman oldu. Artık trend şu ki İstanbul'da her an trafik olabilir ve her yer yeterince kalabalık:)
Bundan mütevellit bizi bu keşmekeşten uzaklaştıracak yeni yerleri keşfetmeye çalışır olduk.
Anadolu Kavağı benim favorilerimden birtanesi ,bugün bahsetmek istediğim yer ise Yoros Kalesinin yanıbaşında yer alan, eski Poyrazköy , yeni 3. köprü manzaralı ,şahane manzarası ile insanın içini ısıtıp kendisine bağlayıp huzur veren şirin bir mekan Yoros Cafe.
Cafenin dış mekanında ahşap sandalyeler ve masalar kullanılarak salaş ve rahat bir ortam yaratılmış.
Sabah saatleri olduğu için bizim dışımızda bir kaç masa var , sokak kedicikleri de masaları teker teker ziyaret ediyor yemek bulma umuduyla . Sokak hayvanlarının özgür bırakılması da hoşuna gidiyor insanın :)
Çok zengin bir menü ve lezzet ile karşılaşmayacağınızı söyleyelim. Standart serpme kahvaltı ve mevsimine göre balık ve et çeşitlerini deneyebilirsiniz. Aslında itiraf etmeyelim böyle bir mekan için epey özensiz bir menü ...Yemek konusunda iddialı olmasa da ambiansa uyum sağlaması adına çay servisinde bir kalite yakalamış olmalarını umardım ancak onun da çok başarılı olduğunu söyleyemem.
Ama yine de kendinizi bir sonbahar sabahı Karadeniz'de bir yaylada kahvaltı ediyormuş gibi hissetmek ya da bir aksam üzeri güneşin batışını çayınızı yudumlarken yüksek bi yerden sevdiklerinizle izlemek istiyorsanız mutlaka bir kere de olsa YOROS Cafe'yi ziyaret etmelisiniz.
Çünkü umutlu ve güzel seyler hissettiren bir atmosferi var ...Ve bu gerçekten ruhunuza iyi gelecek ...
Afiyet ve Sevgiyle,
Burcu
Sabah saatleri olduğu için bizim dışımızda bir kaç masa var , sokak kedicikleri de masaları teker teker ziyaret ediyor yemek bulma umuduyla . Sokak hayvanlarının özgür bırakılması da hoşuna gidiyor insanın :)
Çok zengin bir menü ve lezzet ile karşılaşmayacağınızı söyleyelim. Standart serpme kahvaltı ve mevsimine göre balık ve et çeşitlerini deneyebilirsiniz. Aslında itiraf etmeyelim böyle bir mekan için epey özensiz bir menü ...Yemek konusunda iddialı olmasa da ambiansa uyum sağlaması adına çay servisinde bir kalite yakalamış olmalarını umardım ancak onun da çok başarılı olduğunu söyleyemem.
Ama yine de kendinizi bir sonbahar sabahı Karadeniz'de bir yaylada kahvaltı ediyormuş gibi hissetmek ya da bir aksam üzeri güneşin batışını çayınızı yudumlarken yüksek bi yerden sevdiklerinizle izlemek istiyorsanız mutlaka bir kere de olsa YOROS Cafe'yi ziyaret etmelisiniz.
Çünkü umutlu ve güzel seyler hissettiren bir atmosferi var ...Ve bu gerçekten ruhunuza iyi gelecek ...
Afiyet ve Sevgiyle,
Burcu
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)